Kütüphane çalışma saatleri: Pazartesi-Perşembe 10:00 – 19:00, Cuma 9:00 – 13:00

Bursiyerler

/Bursiyerler
Bursiyerler 2019-03-15T16:45:46+00:00

Bursiyerler

Polina Ivanova (Harvard University, Department of History)
Ortaçağ Anadolu’sunda Göç, Yerleşim ve Kültürel Peyzajın Değişimi

Polina Ivanova Harvard Üniversitesi Tarih Bölümü’nde 11.–14. yüzyıllar arasında Anadolu’da göç tarihi, yerleşim ve kültürel peyzajın yeniden şekillendirilmesini çalıştığı doktorasına devam etmektedir. Doktora tezinde Paulina Ivanova İç Pontus bölgesine odaklanmakta ve ortaçağ Anadolusu’nun kültürel değişim süreçlerini yerel ölçekte gözlemlemektedir. Erken 11. yüzyılda İç Pontus bölgesi kesinlikle Bizans dünyasının bir parçası olarak tanımlanırken, aynı coğrafi alanı, takip eden iki yüzyıl içerisinde birçok farklı şekilde yorumlanabilir. Hangi tarihi kaynakların kullanıldığına bağlı olarak, bu bölge büyük İran’ın batı ucu, batı Ermenistan’ın bir uzantısı, Danışmendliler Beyliği’nin, Anadolu Selçukluları’nın veya İlhanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olarak, ve dahası Turkmenlerin vatanı, Babai isyanlarının beşiği, ve sonradan Anadolu Aleviliği haline gelecek hareketin doğduğu topraklar olarak tanımlanabilir.

Ortaçağ Anadolusu’nun sakinleri farklı ifade şekilleri kullanmaktaydı: farklı anadiller ve görsel ifade biçimleri, iktidar dili ve kutsalın ifade bulduğu şekiller. Farklı yerel gruplar aynı coğrafi alanda ikamet etseler de mekanları farklı düşünüp hayal etmektelerdi. Paulina Ivanova’nın doktora tezi, Ortaçağda İç Pontus bölgesinin sakinlerinin bu bölgeyle ilgili çelişen ve aynı zamanda da birbirini tamamlayan algılarının nasıl oluştuğunu ve oluşturulduğunu, doğal coğrafi çevre, yapıların inşası, kamusal ve ortak kültürel hafızanın özellikle yerlere ve mekanlara verilen isimler gibi yollarla nasıl oluşturulduğunu araştırmakta ve karşılaştırmaktadır. Orient Institut İstanbul’daki bursiyerlik döneminde Paulina Ivanova doktora tezinin İç Pontus bölgesinin İran dünyasının bir sınırı haline gelişini incelediği bölümü üzerinde yoğunlaşacaktır.

Şafak Kılıçtepe (Indiana University, Bloomington)
Üreme Teknolojileri, Pronatalism ve Etnisite: Türkiye’de Konumlandırılmış Üremenin Etnografisi

Şafak Kılıçtepe Indiana Üniversitesi-Bloomington’da sağlık (tıp/medikal) antropolojisi alanında doktora yapmaktadır. Tez araştırması, siyasi çalkalanmaların yoğun olduğu bölgelerde yaşayan kadınların üreme ve halk dilinde “kısırlık” olarak bilinen infertilite ile ilgili deneyimlerinin, Türkiye’nin değişen azınlık politikaları ve siyasi İslam’la nasıl ve ne derecede çakışıp çakışmadığına bakmaktadır. Bunu anlamak için, disiplinler arası bakış açısıyla, uzun süreli ve çok mekanlı (multi-sited) olan etnografik araştırma metotlarını kullanmaktadır. Görüşmelerini pek çok farklı sosyoekonomik gruba ait kadınlarla yaparak, çalışmanın merkezine Kürt kadınlarının deneyimleri almaktadır.  Tarihi temeli olan bu geniş ve kapsamlı sorunsalı, üremeye yardımcı teknolojileri (ÜYTE), tüp bebek uygulamaları ve bunlara dair düzenlemelerin sağladıkları mercek ile alarak incelenmek amaçlanmaktadır.

Araştırma içerisinde, üreme teknolojilerine kimlerin ulaşıp ulaşamadığı, ulaşım yollarının neler olduğu, kişilerin ulaşım yollarını nasıl pazarlık ettiği ve bu teknolojilerin günlük yaşamla demografik yapıyı nasıl şekillendirdiği gibi konular üzerine odaklanılmaktadır. Bunlar, devletin genel/değişen politikaları, ulus-devletin inşası ile üreme teknolojileri düzenlemeleri ile tamamen çakışmaktadır. Arzu edilen vatandaşlık kriterleri, üremeye yardımcı teknolojilerin kullanımını ve bu teknolojilere erişimi de belirliyor. Araştırmada ideal vatandaş kimdir, nasıl tanımlanıyor, ideal olarak belirlenenler kimlerdir; bu tanımda Kürt kadınları nerede duruyor ve üreme ile ilgili deneyimleri ideal olarak tanımlanan vatandaşlardan nasıl farklılaşıyor gibi sorular sorulmaktadır. Bu yolla, ortaya çıkan yeni aile yapıları, cinsiyet tanımlamaları nelerdir, ve bunlar ideal tanımlaması içerisinde nereye oturmaktadır konularına da ışık tutulmuş olmaktadır.

Chloe Bordewich (Center for Middle Eastern Studies – Harvard University)
Kuşku İmparatorluğu: Osmanlı-Arap Dünyasında İstihbarat, Güç ve Toplumsal Güven, 1865-1930

Chloe Bordewich’in araştırması 19. yüzyılın son çeyreği ile 20. yüzyılın ilk çeyreği arasında Osmanlı-Arap dünyasındaki gizlilik, denetim ve kitle siyasetinin kesişme noktalarını incelemektedir. Bu dönemde yıkıcı faaliyetlerin merkezi haline gelen Kahire ve İstanbul arasındaki bağlantıların ele alındığı bu proje imparatorluk başkenti ve başına buyruk Mısır hıdivliği arasındaki ilişkilerin tarihine yeni bir boyut kazandırmayı amaçlıyor. Ele alınan dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun her yanından çeşitli muhalif gruplar Kahire’de toplanmakta ve Arap siyasi hareketleri İstanbul’da yeşermekteydi. Bu şehirlerde kitle siyasetinin gelişmesi devlet gizliliğin artmasına yol açmış ve böylece bilginin denetim altında tutulmasına yönelik yeni bir gereksinim doğmuştur. Özellikle, yeni bir kategori olan “siyasi suçların” hukuk literatürüne girmesi daha geniş ve derin muhbir şebekelerinin kurulmasını beraberinde getirmiştir. Bu araştırma, baskıcı kurumların teşkilatlanması ve uygulamalarını belgeler üzerinden incelemesinin yanı sıra, bu uygulamaların toplumsal haleti ruhiyede nasıl yer edindiğini sorgulamaktadır. Örneğin, bu bağlamda insanların özel yaşamları, sosyal ilişkileri ve devlet ile tebaa arasındaki ilişki hakkındaki düşüncelerinde ne gibi etkileri olmuştur? Bu sorulara yanıt bulmak için, kişisel kaynaklar imparatorluk tarihi bağlamında incelenmekte, böylece genel ve özel mahremiyet arasındaki belirsiz sınır irdelenmektedir. Araştırma siyasi davaların kayıtları, sansür dosyaları ve muhbir raporlarına ek olarak, Osmanlı Arap toplumu mensuplarının I. Dünya Savaşı öncesinde, sırasında ve sonrasında yazdıkları hatıralar, günlükler ve mektuplardan yararlanacaktır. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki durumu o dönemki küresel bilgi paniği bağlamında ele alan proje, bu ortak tarihin son yıllarında toplumsal güvenin tesisi ve bozulması süreçlerine ışık tutmayı hedeflemektedir.

Esther Voswinckel Filiz (CERES, Ruhr-Universität Bochum, Almanya)
İstanbul’da Aziz Mahmud Hüdayi – Bir Mekânın Biyografisi

Aziz Mahmud Hüdayi türbesi

İstanbul’un meşhur evliyalarından Aziz Mahmud Hüdayi (1541–1628) Celvetiyye tarikatının “pîr-i sânî”, yani ikinci kurucusu olarak bilinmektedir. İstanbul’un dinî tarihinde önemli bir yer tutan bu evliya, yaşadığı devirde sekiz farklı sultanın saltanatına şahitlik etmiştir. Sultanların hocası olarak bilinen Aziz Mahmud Hüdayi, aynı zamanda halk arasında deniz yolculuklarının ve özellikle de Boğaz’ın koruyucusu olarak da anılmaktadır. Geçmişte olduğu kadar günümüzde de Üsküdar’da bir tepenin üstündeki türbesi canlı bir ziyaret yeridir. İstanbul’da insanlar Aziz Mahmud Hüdayi’den bahsettiği zaman onun tarihsel ve dinî şahsiyetiyle birlikte insanların onu ziyarete geldiği mekânı, yani türbesinin bulunduğu yeri de işaret etmektedir. “Mekân” ve “kişi” kavramları arasındaki bu yakınlık, çalışmanın ikinci başlığını açıklamaktadır: “Bir Mekânın Biyografisi”. Antropolojik araştırma projesinde, Aziz Mahmud Hüdayi mekânını dinî bir cazibe merkezi olarak ele alınır. İnsanlar bu türbeyi ziyaret ettiklerinde hangi yollarla onunla ilişki kurmaktalar, ve bu mekândaki evliya ile çeşitli ilişki kurma pratiklerinde sergilenen bu yerin hususi, çok katmanlı maddeselliği nasıl önem arz etmektedir?

Türbe 2013 ile 2015 yılları arasında yoğun bir şekilde restore edildi ve 2015 yılı Ramazan ayında tekrardan ziyarete açıldı. Türbenin restorasyonu Üsküdar’da uzun süreli bir saha araştırmanın başlangıç noktasıydı. Bu saha araştırmasında, türbe ziyareti âdetleri ve bu yerin estetiğini, mimarisini, türbenin içerisini oluşturan önemli insan yapımlarını ve eski ile yeni katmanların çeşitli ele alınmalarını soruşturuldu. İstanbul’daki çeşitli tasavvufi geleneklerle irtibatlı birçok dinî yerin arasında Aziz Mahmud Hüdayi türbesi önemli bir yer teşkil etmektedir. Tarikatların 1925 yılında resmî olarak yasaklanması ile bütün tekke ve türbelerin kapatılmasından sonra türbe ve tekkelerde saklanan eşyaların kıymetli koleksiyonlarının büyük bir bölümü kaybolmuştur. Aziz Mahmud Hüdayi türbesindeki durum ise daha farklıydı. Aziz Mahmud Hüdayi’nin ve tarikatının “emanetleri”nin büyük bir kısmı 1970lere kadar türbenin içinde tutuldu. Bu zengin koleksiyon, günümüzde ancak az sayıda rastlanılabilecek türbe kültürünün çeşitli yönlerine de ışık tutmaktadır. Mesela, sanduka denen kabir yapısının uç noktasına konan “tâc-ı şerîf”in ritüeli ve sembolizmi, veya sandukanın üst kısmına “giydirilen” nakışlı türbe örtüsü. Günümüz İstanbul’unda türbe ziyaretinin estetiği ve maddeselliğine yönelik bu araştırmanın amacı tasavvufun maddesel kültürünün keşfine dair katkıda bulunmaktır. İstanbul’daki son dönem dinî tarihin içinde “şeylerin biyografileri” nadiren dikkate alınmıştır. Bu çalışma aynı zamanda bu boşluğu kapatmaya yönelik de bir katkı sunmaya çalışmaktadır.

Mira Xenia Schwerda (Harvard University)
Devrimci İmgeler: İran ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Erken Dönem Fotoğrafçılığın Bir Analizi

Mira Xenia Schwerda İran’ın ilk ulusal siyasi protesto hareketi olan Meşrutiyet Devrimi’ni (1905–1911) inceliyor. Protestoların sonucunda bir anayasa yapıldı ve bir parlamento kuruldu. Bu gelişmeler yalnızca sözlerle ve resimle belgelenmekle kalmadı, fotoğraflar ve fotoğraf basımı da devrimin ortaya çıkışında rol oynadı.

Mira Schwerda doktora çalışmasında protestoların ancak yeni teknolojilerin gelişmesi ve kullanılmasıyla (fotoğraf veya litografi gibi baskı teknikleri) başkentin dışına taşınabildiğini ve yaygınlaşabildiğini savunuyor. Başta üzerinde fotoğraf basılı kartpostallar olmak üzere (yüzlerce örnek bugüne kadar gelebilmiştir) görsel propaganda sayesinde devrimciler etki alanlarını küçük bir eylemci kitlesinin ötesine taşıyabildiler. Bu dönemde İstanbul pek çok İranlı devrimci için sığınılacak bir yer olarak önemli bir rol oynadı. Siyasi dönüşümü belgeleyen ve yorumlayan Osmanlı ve İran fotoğrafları ve baskılar hem İran’da hem de Osmanlı İmparatorluğu’nda yaygınlaştırıldı ve karşılıklı olarak birbirlerini etkiledi. Bununla birlikte bugüne kadar bu ikisini birbiriyle bağlantılı olarak inceleyen olmadı.

X

Send this to a friend